Merhaba sayın okuyucu. Uzun süredir yazmıyordum belki de; kendimi kutsal kitaba, düşünmeye ve huzur bulmaya yöneltmiştim.
Biliyor musunuz, aslında huzurlu olmak çok da zor bir şey değil; sadece tek çarenizin bu olması, daha çökecek bir yerinizin kalmaması gerekiyor. Hayat her açıdan yaşamaya değer. Her şekilde insanlar… Hepsi hem çok iğrençler hem çok güzeller; kapkaranlık bir sokakta elleri kanlı bir katilin güvercinleri beslemesi gibi güzel. Her zaman iyinin içinde kötü, kötünün içinde iyi vardır. İnsanlar kusursuz değildir, çok kusurlu olanlar da insandır. Halbuki insanları suçlarına, hatalarına göre değil de, o an kim olduğuna göre yargılayacak bir ilahi cetvelimiz olsaydı keşke… Ölüm bu kadar hepimize yakınken, neden bu kadar uzağız ki her şeye?
Bir arkadaşım var, bir yakınını çok seviyordu ki, tanıdığım en saf, en temiz kalpli insanlardan biridir. Bana benzer birazcık; çok fazla güvenir, hızlı güvenir insanlara. Koyundur, kurt postu giymez. Kendisini gördüğümde aklıma hep şu ayet gelir Eski Ahit’ten:
RAB çobanımdır,
Eksiğim olmaz.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır,
Sakin suların kıyısına götürür.
İçimi tazeler,
Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.
Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
Kötülükten korkmam.
Çünkü sen benimlesin.
Çomağın, değneğin güven verir bana.
Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın,
Başıma yağ sürersin, kâsem taşıyor.
Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni,
Hep RAB’bin evinde oturacağım.
— Mezmurlar 23
Umarım yakını istediği yerdedir. Umarım onun tüm yapabildiği şeyleri, başardıklarını, her şeyi hisseder, görür ve gurur duyar. Çünkü kolay değil; özellikle bu kadar saf, temiz bir kalple bu karmançorman karanlıkların dünyasında parlayarak savaşmak, başarmaya çalışmak, adım adım ilerlemeye çalışmak hiçbir zaman kolay değil.
Kötülükten bu denli haz alıp da derin bir uyku çeken insanlar varken, senin tek damla uykunun kaçması hak değil belki de… Bu yüzden cennet var. Gerçekten fırsatı varken, bir tokat yemişken bir tokat da kendisi atabilecekken buna rağmen öteki yanağını dönen insanlar için var cennet.
Çok derin ve hızlı konuşuyorsam özür dilerim bu arada. Ancak açan her güneş, yağan her damla yağmur, öten her kuş, açan her çiçek belki de bu insanlar için… Belki de Tanrı’nın bize sunduğu en kutsal merhamet bile bu altınla kaplanmış kalpler içindir, belki de kim bilir… Bize iyi ve kötünün ayrımını yaptıran insanlar dahi bu insanlar. Umarım Tanrı buradadır, sesimizi duyar. Umarım bu altın kalpli insanlara o güzel huzurundan tattırır.
Biraz daha kişisel bir şeyler söylemek istiyorum aslında; umarım yarın sabah güneş senin için doğar ve her battığında, tekrar bir sonraki sabah senin için yeniden doğacağını bilirsin. Huzur, sakinlik ve gülümseme seninle olsun; çünkü gülümsemek en çok sana ve senin gibi insanlara yakışıyor.
Bir Cevap Yazın