Sisli puslu sabahlardan gelen bir haberdi
Aynı doğumumda attığım o acı çığlık gibi
Çırpınıyordum o acınası ruhum nefessizdi
Sözlerimse demirden,soğuk,eskülabi
Derinliği aynı okyanus gibiydi
Ulaşmak için en dibe kadar boğuldum
Çevresindeki herşey buz küpü sıcak olan onun dibiydi
Ona ulaşana kadar titredim,titredim,dondum
Bir bakışında aşkından kayboldum,duruldum
Bir gülüş yeterli derlerdi inanmazdım hiç
Ben seni bugüne kadar taşımamaktan yoruldum
Bulutlar sanardım en yükseği halbuki aşkın eviç
Acı çekmenin tadı olduğunu düşünemedim
O acı senden gelene kadar sevgilim
Ben o acıları hiç sevemedim
Ama bu acı benim,bu acı benim
Tutkum ,arzum,aşkım herşeyim
Bunların ne olduğunu öğrettin
En ufak zerrem,parçam,herşeyim
Sensizlikten keskin değil en parlak giyotin
Yorgun değil artık gözlerim
Çalmıyor o renklere hayatımı
Artık küskünde değilim
Gördüğüm tek şey yaz bulutları
Uzak olduğunu anlamayacak kadar sevmek
Yakın olduğunu anlayamamak sana koşarken
Tek korkum artık seni kaybetmek
Yüzüm yüzüne yapışıkken
Bir Cevap Yazın