Bana bazen o soğuk ama huzurlu akşamları hatırlatıyorsun
Sanki tüm günümü o evimize gelip beraber üşümek için geçiriyorum
Her akşam kapıdan içeri girdiğimde günümü soruyorsun
Sonra o soğuk evde sana sarılıp sımsıcacık oluyorum
Sonra beraber oturup dışarıda yağan yağmura bakıyoruz
Varsın soğuk olsun o parlak bembeyaz duvarlar
Üşümek ne güzelmiş beraber hissediyoruz
O çirkin olan duygular bile bizim için varlar
Sokak lambası haşin rüzgarla titrerken durmadan
El ele beraberce bir tebessümle onu izliyoruz
Nasıl ısınırız ki ellerimiz kavuşamadan
Biz her sabah bunun için kalkıyoruz
Varsın kopsun dışarıda fırtınalar,Yok olsun dünya
Kapılarımız da pencerelerimiz de sıkıca kapalı
Bu yaşadığım en uyanık en gerçek en güzel rüya
Çok oldu uyanmayı denemeyi bırakalı
Zamanın ne hükmü var ki bu dört duvar arasında
Takvimler varsın dursun, saatler sussun artık
Biz kendi mevsimimizi yarattık kışın ortasında
Herkes dışarıda titrerken biz alev alev yandık
Eskiden korkardım o sessiz ve uçsuz karanlıktan
Şimdi seninle geçen her geceyi bir ömre sayıyorum
Arındım sanki o ölümlü, o soğuk fırtınalardan
Ben artık her gün seninle yeniden doğuyorum
Artık bakışlarım bile bambaşka bir dile büründü,
Sana çıkan her yolda kendimi yeniden buluyorum.
Eskiye dair ne varsa hepsi bir bir çürüdü,
Ben artık her nefeste seni, senin kokunu soluyorum.
Yollar ne kadar uzun olsa da sonunda sen varsın
Korkutmuyor beni artık ne soğuk kış ne karanlık gece
Sen buz tutmuş ömrümde hiç sönmeyen bir nârsın
Seni anlatmaya yetmez hiçbir dil, hiçbir hece
İsmin her yankılandığında vuslatın göğü aralanır
Sen benim limanım, ulaştığım son durak.
Ruhum senin o eşsiz şefkatinle yaralanır
Güneş seninle batar seninle gelir şafak
O küçük dünyamıza sığmaz bu cihan dışarıda kalır,
Biz o dar mekânda, namütenahi bir ömür yaşıyoruz
Ruhumuz her dem taze bir vuslatla sükûna varır
Biz seninle her nefeste, ebediyete karışıyoruz
Bir Cevap Yazın